Türkiye'nin akıllı şehir yol haritası netleşti: Hedefler büyük, sınav uygulamada
Türkiye'nin akıllı şehir yol haritası netleşti: Hedefler büyük, sınav uygulamada
2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı Resmi Gazete'de yayımlandı. Plan, 81 ilde yol haritası, yüzde 80 yerli teknoloji payı ve ulusal bir akıllı şehir kanunu gibi iddialı hedefler koyuyor. Küresel endekslerde ise Türk kentleri hâlâ alt sıralarda yer alıyor.
2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı Resmi Gazete'de yayımlandı. Plan, 81 ilde yol haritası, yüzde 80 yerli teknoloji payı ve ulusal bir akıllı şehir kanunu gibi iddialı hedefler koyuyor. Küresel endekslerde ise Türk kentleri hâlâ alt sıralarda yer alıyor.
Yeni plan yürürlükte: 4 amaç, 32 eylem, 297 adım
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın koordinasyonunda hazırlanan 2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı, Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle Eylül ayında Resmi Gazete'de yayımlandı. Plan, 2020-2023 dönemini kapsayan ilk stratejinin yerine geçiyor ve "ileri toplum, ileri teknoloji, sürdürülebilir ve dirençli dünya" vizyonuna dayanıyor. Belgede 4 stratejik amaç, 8 hedef, 32 eylem ve 297 uygulama adımı yer alıyor. Genelge, veri yönetimi ve yapay zekâ destekli karar alma süreçlerine öncelik verileceğini, dijital güvenliğin ise en üst düzeyde tutulacağını belirtiyor.
Takvimdeki başlıca hedefler şöyle:
• 2026 sonu: 81 ilin tamamında şehre özgü akıllı şehir stratejileri ve yol haritaları hazırlanacak; belediyelerde akıllı şehir birimleri kurulacak.
• 2028: Sahada en az 50 akıllı şehir uygulamasının hayata geçmesi hedefleniyor.
• 2029: Tüm illerde trafikten çevre temizliğine kadar hizmetlerin tek noktadan izleneceği Dijital Şehir Yönetim Merkezleri kurulacak. Koordinasyonu Bakanlık bünyesindeki Ulusal Akıllı Şehir Merkezi yürütecek.
• 2030: Akıllı şehir teknolojilerinde yerli üretim payının en az yüzde 80'e çıkarılması, sektörde faaliyet gösteren 500 girişimci şirketin desteklenmesi ve uygulamaların hukuki zeminini oluşturacak bir Akıllı Şehir Kanunu'nun yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
Planın dikkat çeken başlıkları arasında TOKİ'nin kentsel dönüşüm ve yeni konut projelerinin "Akıllı Bölgeler" yaklaşımıyla planlanması, mekânsal planlamada semantik planlama modeline geçiş, şehirlerin ihtiyaçlarını ayrı ayrı ölçecek Akıllı Şehir Olgunluk Değerlendirme Modeli ve yaşlılar ile engelliler gibi dijital hizmetlere erişimde dezavantajlı grupların kapsanması yer alıyor. Bakanlık, yerel yönetimlere rehberlik için 50 uygulamaya ait fizibilite raporu ve 15 bin sayfalık bir eğitim dokümanı havuzu oluşturduğunu duyurdu. Türkiye ayrıca bu birikimi başta Türk Devletleri Teşkilatı olmak üzere yakın coğrafyadaki ülkelere ihraç etmeyi amaçlıyor.
Bugüne kadar ne yapıldı?
Türkiye'de akıllı şehir politikasının temeli birkaç adımda atıldı. 2014'te yayımlanan Ulusal Akıllı Ulaşım Sistemleri Strateji Belgesi trafik yönetimi ve toplu taşıma entegrasyonuna odaklandı. Ulusal ölçekte kapsamlı ilk adım ise 2019'da yayımlanan 2020-2023 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı oldu. Bu dönemde şehirlerin mevcut durumunu ortaya koyan bir Akıllı Şehir Olgunluk Değerlendirmesi yapıldı, belediyeler akıllı ulaşım, enerji izleme, atık yönetimi, otopark çözümleri, açık veri portalları ve e-belediye alanlarında projeler geliştirdi. Konu, On İkinci Kalkınma Planı'na (2024-2028) da politika maddeleri olarak girdi.
Büyükşehirlerde örnekler daha somut. İstanbul'da 2.500'ün üzerinde akıllı kavşak çalışıyor; kent ayrıca dijital ikiz ve yapay zekâ destekli analiz projeleri üzerinde duruyor ve Nisan 2026'da ITS Avrupa Kongresi'ne ev sahipliği yaptı. İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Gaziantep, Trabzon ve Kayseri gibi büyükşehirlerin hepsi akıllı şehir uygulamalarına yatırım yapıyor. Türkiye'deki 30 büyükşehri karşılaştıran akademik çalışmalar İstanbul'u tutarlı biçimde birinci sıraya koyuyor; Antalya, İzmir ve Konya da yüksek puan alan kentler arasında öne çıkıyor.
Akıllı binalar: Düzenleme tarafı hızlanıyor
Bina ölçeğinde Türkiye'nin ana aracı, enerji performansı ve çevre sertifikasyonu üzerinden ilerleyen bir düzenleme çerçevesi:
• BEP-TR: Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği 30 Haziran 2025'te yürürlüğe girdi. Güncellenen BEP-TR 2.0 yazılımında meteorolojik veri noktası sayısı 84'ten 730'a çıkarıldı ve rüzgâr gibi yenilenebilir kaynaklar hesaplamalara dahil edildi.
• Yaşam döngüsü ve düşük karbon: 1 Ocak 2027'den itibaren 10 bin metrekare ve üzeri yeni binalarda enerji kimlik belgesine ek olarak bina yaşam döngüsü analizi belgesi istenecek. Düşük karbonlu bina belgesi için binanın enerji performans sınıfının en az C, sera gazı emisyon sınıfının en az B olması gerekecek.
• Yeşil Sertifika (YeS-TR): Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'ndeki değişiklikle, 2026'dan sonra inşa edilecek ve toplam inşaat alanı 10 bin metrekarenin üzerindeki yeni kamu binalarında Yeşil Sertifika zorunlu hale geliyor. Büyük otel, AVM ve kamu binalarında gri su sistemleri de zorunlu; Bakanlık bunun yıllık 10,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlayacağını öngörüyor.
Bu adımların arkasındaki neden açık: Binalar Türkiye'nin toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birini oluşturuyor ve ülke yılda 50-60 milyar dolarlık enerji ithal ediyor.
Dünyayla kıyas: Çerçeve var, sıralama düşük
Uluslararası ölçüm, Türkiye'nin hedefleriyle bugünkü konumu arasındaki mesafeyi gösteriyor. IMD Akıllı Şehir Endeksi 2025, 146 şehri sakinlerin altyapı ve teknoloji algısına göre sıralıyor. Listenin başında Zürih, Oslo ve Cenevre yer alıyor; Dubai dördüncü, Abu Dhabi beşinci, Singapur dokuzuncu, Seul on üçüncü sırada. Körfez şehirlerinin son yıllardaki yükselişi dikkat çekici: Dubai 2020'de 19. sıradaydı.
Türk kentleri ise alt yarıda. 142 şehirlik 2024 listesinde Ankara 96., İstanbul 110. sıradaydı; ikisi de bir önceki yıla göre geriledi. IMD'nin 2025 raporu da Ankara'yı son üç yılda akıllılık düzeyi gerileyen şehirler arasında andı. Endeksin algıya dayalı bir anket olduğunu ve şehirlerin gelişmişlik düzeyine göre gruplandırıldığını not etmek gerekir; yani sıralama teknik kapasiteden çok vatandaşın deneyimini yansıtıyor.
Bina tarafında referans nokta Avrupa Birliği. Mart 2024'te kabul edilen revize Binalarda Enerji Performansı Direktifi'ne göre AB'de yeni kamu binaları 2028'den, tüm yeni binalar 2030'dan itibaren sıfır emisyonlu olacak; mevcut stokun 2050'ye kadar dönüştürülmesi hedefleniyor. Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi ve enerji kimlik belgesi ile yeşil sertifika zorunlulukları aynı yöne bakıyor, ancak takvim ve kapsam bakımından AB'nin gerisinde.
Küresel bina otomasyon pazarı ise büyümeye devam ediyor: BSRIA'ya göre bina otomasyon ve kontrol sistemleri ürün pazarı 2025'te yüzde 7,6 büyüyerek 7,75 milyar dolara ulaştı; kurulum ve hizmet dahil toplam pazarın 2030'da 41,1 milyar dolara çıkması bekleniyor. Türkiye'ye ait güvenilir ve güncel bir akıllı bina pazar büyüklüğü verisine araştırmamızda ulaşılamadı; bu da başlı başına bir ölçüm eksikliğine işaret ediyor.
Asıl sınav: Uygulama
Plan kâğıt üzerinde kapsamlı, ancak birkaç soru açık kalıyor:
1. Takvim sıkışık. 81 ilin yol haritasını 2026 sonuna kadar tamamlama hedefi, yılın bitmesine iki buçuk ay kala yürürlüğe giren bir plan için çok kısa. İlerleme verilerinin kamuoyuyla paylaşılması önem taşıyor.
2. Yerli üretim hedefi. Yüzde 80'lik yerli pay ve 500 girişimci şirket desteği, sensör, yazılım ve veri altyapısında ciddi bir sanayi kapasitesi gerektiriyor.
3. Finansman ve kapasite. Küçük belediyelerin kadro ve bütçe imkânı, "her belediyede akıllı şehir birimi" hedefinin hızını belirleyecek.
4. Ölçüm. Olgunluk değerlendirmesinin sonuçlarının şeffaf biçimde yayımlanması, hem belediyeler hem yatırımcılar için yol gösterici olacak. Akıllı bina tarafında da enerji kimlik belgesi dışında bina otomasyonu ve işletme verisini izleyen bir göstergeye ihtiyaç var.
5. Veri güvenliği ve kapsayıcılık. Plan dijital güvenliği öne çıkarıyor; kamera, sensör ve vatandaş verisinin korunması ile dijital hizmetlerden dışlanmayı önleme taahhüdünün sahada nasıl işleyeceği izlenecek.
Özetle…
Türkiye, akıllı şehirler için ilk kez 2030'a uzanan ve takvimi, kurumsal yapısı ve hukuki hedefi olan bir çerçeveye sahip. Bina ölçeğinde de enerji performansı ve yeşil sertifika zorunlulukları devreye giriyor. Dubai, Abu Dhabi ve Seul gibi örneklerin gösterdiği gibi, sıralamada yükselmek yıllara yayılan bir uygulama disiplini gerektiriyor. Önümüzdeki iki yıl, 2028'in 50 uygulama hedefinin tutup tutmayacağını ve Türk kentlerinin küresel endekslerdeki yerini değiştirip değiştiremeyeceğini gösterecek.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
