“Akıllı Kent” ve Cumhur

Akıllı Bina (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 3007+ kez okundu.
 

“Akıllı Kent” ve Cumhur

Rene Descartes “Akıllı olmak da bir şey değil, mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır”  der. Descartes, hani “Düşünüyorum o halde varım” felsefi cümlesiyle yaşadığı çağda ve bence yaşadığımız çağda da, hala kafaları bulandırmaya devam eden ünlü felsefeci. Ama konumuz, modern filozofinin babası, Fransız Descartes değil. Mevzumuz; “Akıllı Kentler” Peki “Akıllı Kent”nedir? “Akıllı Kent; Birbirleriyle bağlantılı çeşitli alt sistemlerin oluşturduğu büyük bir sistemdir. Her alt sistem hem bilgi üretir hem de diğer sistemlerin ürettiği bilgileri analiz edebilir. Vatandaşların yaşam kalitesini artırmak için güçlü analiz tekniklerine ihtiyaç duyar.” Müthiş bir “dijital dönüşüm” projesi. Ben bu projenin yaşadığımız şehirlere fayda sağlayacağına inanıyorum. Şehirlerin kaynak yönetimlerinin gerçekten daha akılcı kullanılacağına da inancım sonsuz. Her akıllı şehirlinin, konforlu bir şehir yaşam için asla “hayır” diyemeyeceği bir “dijital dönüşüm” projesi… Hatta, işletmelerin/kurumların şeffaflığı, mümkün olacak.  Pek de alışık olmadığımız“şeffaflık” bu kadar bize yakın olacak demektir bu… Benim anladığım, anlatılanlar, projeyi üstlenen kurumun ifadesi de böyle… Yani şehir tamamen “akıllı teknoloji” unsurlarıyla donatılacak; Trafik, Güvenlik, Şebeke, Endüstri, Sağlık, Çevre gibi önemli meseleler “teknolojik akıl” ile çözüme kavuşturulacak. Buraya kadar bir mesele görünmüyor. Esas “akıl tutulması” burada, projenin “idrak ve ufuk”tan yoksun yöneticelere bırakılmasında yatıyor. Akıllıca planlanmış bir projenin neresine muhalefet yapabilirim, karşı çıkabilirim? Projenin kendi “aklı” ve kendi “teknoloji”si var! Şehirliye daha fazla konforu da vaad ediyor! Akıcı trafikten, sağlık sisteminin “tıkır tıkır” işlemesinden daha bir çok unsurun“akıl”lanmasından bahsediliyor… Adalet ve Kalkınma Partisi Antalya Milletvekili Adayı Sayın Lütfi Elvan, seçim vaadleri arasında bahsettiği projeyi “Akıllı kent, özgür gelecek” sloganı ile taçlandırmaya çalışıyor.  Akıllı kentin tesisi ile özgürleşmemi nasıl sağlayacağını Sayın Elvan, gençlerin istediği yerden internet kullanmasına bağlıyor!  Yani internete, şehirin herhangi bir yerinden girebiliyor musunuz? “Evet” diyorsanız, şükürler olsun siz“özgür”leştiniz artık! Porjenin seçim vaadleri olarak anlatıldığı toplantının açılış konuşmasını yapan, aynı zamanda projeyi uygulayacak kurumun yöneticisi "İnsanların daha mutlu ve verimli olduğu daha akıllı bir gelecek öngörüyoruz" diyor.  Akıllı bir gelcek öngörünüze“güle güle” katılıyorum… Size ancak bu şekilde katılabiliyorum! Sayın Lütfi Elvan, değerli “kent” yöneticileri; Siz meseleyi anlamamışsınız; siz vaad ettiğiniz, bir şehir kalkınma projesi olarak anlatmaya çalıştığınız “akıllı kentler” meselesini hiç anlamamışsınız! Basitce “her şey kolay olacak” niyetiyle anneler gününde eşinize, annenize aldığınız“mutfak robotu” düzeyinde algılamış olabilirsiniz! Belki de size bu böyle anlatılmış da olabilir. Ama bu kadar basit değil işte! Şehirde yaşayan ve ne arzuladıkları bile sorulmayan “şehirli”yi ıskalayarak olmaz bu… Odağında insan olmayan hiç bir proje bu şehirde yaşayanların geleceğini “daha mutlu ve verimli” kılmayacaktır ve daha da akıllı çözüm üretmeyecektir! Sayın Elvan; size önerim, şehrin yöneticilerinin, vaad ettiğiniz “akıllı kent” IQ’suna eşit bir IQ’ye sahip olmasını sağlayın! Gerçekten esas mesele bu! Sayın Elvan; bir gün Gazetede buluşur, “Aklı” başında bir cumhur olarak, çay içip sohbet ederiz, “gelecekten, ortak akıldan, hayallerden, şehirden” sohbet ederiz… Hüsamettin Oğuz – Antalya Gazetesi AKILLI BİNAM
Rene Descartes “Akıllı olmak da bir şey değil, mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır”  der. Descartes, hani “Düşünüyorum o halde varım” felsefi cümlesiyle yaşadığı çağda ve bence yaşadığımız çağda da, hala kafaları bulandırmaya devam eden ünlü felsefeci. Ama konumuz, modern filozofinin babası, Fransız Descartes değil. Mevzumuz; “Akıllı Kentler” Peki “Akıllı Kent”nedir? “Akıllı Kent; Birbirleriyle bağlantılı çeşitli alt sistemlerin oluşturduğu büyük bir sistemdir. Her alt sistem hem bilgi üretir hem de diğer sistemlerin ürettiği bilgileri analiz edebilir. Vatandaşların yaşam kalitesini artırmak için güçlü analiz tekniklerine ihtiyaç duyar.” Müthiş bir “dijital dönüşüm” projesi. Ben bu projenin yaşadığımız şehirlere fayda sağlayacağına inanıyorum. Şehirlerin kaynak yönetimlerinin gerçekten daha akılcı kullanılacağına da inancım sonsuz. Her akıllı şehirlinin, konforlu bir şehir yaşam için asla “hayır” diyemeyeceği bir “dijital dönüşüm” projesi… Hatta, işletmelerin/kurumların şeffaflığı, mümkün olacak.  Pek de alışık olmadığımız“şeffaflık” bu kadar bize yakın olacak demektir bu… Benim anladığım, anlatılanlar, projeyi üstlenen kurumun ifadesi de böyle… Yani şehir tamamen “akıllı teknoloji” unsurlarıyla donatılacak; Trafik, Güvenlik, Şebeke, Endüstri, Sağlık, Çevre gibi önemli meseleler “teknolojik akıl” ile çözüme kavuşturulacak. Buraya kadar bir mesele görünmüyor. Esas “akıl tutulması” burada, projenin “idrak ve ufuk”tan yoksun yöneticelere bırakılmasında yatıyor. Akıllıca planlanmış bir projenin neresine muhalefet yapabilirim, karşı çıkabilirim? Projenin kendi “aklı” ve kendi “teknoloji”si var! Şehirliye daha fazla konforu da vaad ediyor! Akıcı trafikten, sağlık sisteminin “tıkır tıkır” işlemesinden daha bir çok unsurun“akıl”lanmasından bahsediliyor… Adalet ve Kalkınma Partisi Antalya Milletvekili Adayı Sayın Lütfi Elvan, seçim vaadleri arasında bahsettiği projeyi “Akıllı kent, özgür gelecek” sloganı ile taçlandırmaya çalışıyor.  Akıllı kentin tesisi ile özgürleşmemi nasıl sağlayacağını Sayın Elvan, gençlerin istediği yerden internet kullanmasına bağlıyor!  Yani internete, şehirin herhangi bir yerinden girebiliyor musunuz? “Evet” diyorsanız, şükürler olsun siz“özgür”leştiniz artık! Porjenin seçim vaadleri olarak anlatıldığı toplantının açılış konuşmasını yapan, aynı zamanda projeyi uygulayacak kurumun yöneticisi "İnsanların daha mutlu ve verimli olduğu daha akıllı bir gelecek öngörüyoruz" diyor.  Akıllı bir gelcek öngörünüze“güle güle” katılıyorum… Size ancak bu şekilde katılabiliyorum! Sayın Lütfi Elvan, değerli “kent” yöneticileri; Siz meseleyi anlamamışsınız; siz vaad ettiğiniz, bir şehir kalkınma projesi olarak anlatmaya çalıştığınız “akıllı kentler” meselesini hiç anlamamışsınız! Basitce “her şey kolay olacak” niyetiyle anneler gününde eşinize, annenize aldığınız“mutfak robotu” düzeyinde algılamış olabilirsiniz! Belki de size bu böyle anlatılmış da olabilir. Ama bu kadar basit değil işte! Şehirde yaşayan ve ne arzuladıkları bile sorulmayan “şehirli”yi ıskalayarak olmaz bu… Odağında insan olmayan hiç bir proje bu şehirde yaşayanların geleceğini “daha mutlu ve verimli” kılmayacaktır ve daha da akıllı çözüm üretmeyecektir! Sayın Elvan; size önerim, şehrin yöneticilerinin, vaad ettiğiniz “akıllı kent” IQ’suna eşit bir IQ’ye sahip olmasını sağlayın! Gerçekten esas mesele bu! Sayın Elvan; bir gün Gazetede buluşur, “Aklı” başında bir cumhur olarak, çay içip sohbet ederiz, “gelecekten, ortak akıldan, hayallerden, şehirden” sohbet ederiz…

Hüsamettin Oğuz – Antalya Gazetesi

AKILLI BİNAM
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akillibinam.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.