logo

Kablosuz bir ağın olmazsa olmazları


Tamer Ünal
tamer.unal@iqpro.web.tr

Kablosuz ağlar evimizde, iş yerimizde veya bunlar haricindeki restoran, kafe, park gibi yerlerde hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. İletişimimizin %70’den fazlası cep telefonu üzerinden gerçekleşiyor ve bu oran her geçen gün- özellikle gençler sayesinde- daha da yukarı çıkıyor. Wi-Fi internet sunmayan neredeyse hiçbir ofis veya iş yeri kalmadı.

Cep telefonlarının kapsama alanı dışında kaldığı noktalarda (otopark, bodrum katı, hastane, asansör gibi) hepimizin ne kadar huzursuz olduğu ortada. Literatüre henüz tam olarak girmemiş bile olsa, “nomaphobia” diye bir terim var. “Nomaphobia” teriminin çıkışı, 2008 yılında İngiltere’de 2.163 kişi üzerinden yapılan bir araştırmada, araştırmaya katılanların %53’ünün “cep telefonlarını unuttukları veya kaybettikleri, şarjlarının bitmesi veya kotalarının kalmaması” durumunda huzursuzluk ve gerginlik hissettiklerini söylemeleriyle başladı.

Günlük ve iş hayatımız için bu kadar önemli olan bir kablosuz ağın 3 tane olmazsa olmazı vardır; Güvenlik, istikrarlı çalışma ve güçlü ve yeterli kapsama alanı. Bu konuları kısaca ele alalım:

Güvenlik: Bugüne kadar kablosuz ağlar için getirilen en önemli eleştirilerden biri güvenlik açığı olmuştur. Kablosuz internet yayını, kapsama alanı içerisindeki tüm çevreden görülebildiği için sisteme giriş ve hacklemek, kablolu ağlara oranla daha kolaydır. Tüm kişiliğimizi ve önceliklerimizi barındırması yanında, kredi kartı ve banka gibi bilgilerimizin de hem cep telefonunu muzda hem de kablosuz ağda olması güvenlik konusunun önemini iyice artırmaktadır.

Diğer önemli bir konu, iş yerlerinin (ofis veya restoran, kafe ve otel gibi yerler) ziyaretçilerine sunduğu kablosuz internet, şirketin kritik bilgilerinin tutulduğu (muhasebe, pazarlama gibi) ağdan fiziksel veya sanal olarak ayrılmalı ve kasıtlı veya kasıtsız olabilecek sorunların önüne geçilmelidir.

İstikrarlı Çalışma: Tüm iletişimimiz (iş ile ilgili veya kişisel) ve eğlence uygulamaları kablosuz ağlar üzerinden geçtiği için, sistemin istikrarlı ve problemsiz çalışması gerekir. Skype ile video konferans yaparken bağlantının gidip gelmesi hiç de az karşılaşılan bir durum değil. Aynı şekilde FullHD veya 4K film seyrederken bağlantıda yaşanacak sorunlar eğlencenin kızgınlığa dönmesine sebep olabilir. Ayrıca aynı anda sisteme bağlanan cihaz sayısı da kritik bir öneme sahiptir.

Bu konuda internet servis sağlayıcı aboneliğinizden, ağınızda kullandığınız cihazlara kadar doğru seçim yapılması gerekir.

Güçlü ve Yeterli Kapsama Alanı: Kablosuz ağların bize sunduğu en önemli iki avantaj olan her yerde ve her cihazdan bağlantı, eğer doğru bir sistem kurulmamışsa ortadan kalkmış oluyor. Kablosuz bir ağın kapsama alanını, kullanılan cihazlar (access point), ortamın mimari yapısı (ne kadar duvar ve cama olduğu gibi) ve duvarların malzemeleri ciddi şekilde etkilemektedir. Diğer bir ifadeyle ne tip cihaz seçildiği, nerelere konulduğu ve kaç adet konulduğu, kapsama alanının nasıl olacağını belirleyen temel unsurlardır.

Kablosuz ağların hayatımızı ve işimizi kolaylaştırması ve bizim stres ve gerginliğe girmemize sebep olmaması dileğiyle.

İsmail Orun

IQPRO Kolay Teknoloji Çözümleri

tamer.unal@iqpro.web.tr

AKILLI BİNAM

Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kablosuz bir ağın olmazsa olmazları

    05 Mayıs 2017 M2M ve IoT, MANŞET, ÜST MANŞET, YAZARLAR

    Kablosuz ağlar evimizde, iş yerimizde veya bunlar haricindeki restoran, kafe, park gibi yerlerde hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. İletişimimizin %70'den fazlası cep telefonu üzerinden gerçekleşiyor ve bu oran her geçen gün- özellikle gençler sayesinde- daha da yukarı çıkıyor. Wi-Fi internet sunmayan neredeyse hiçbir ofis veya iş yeri kalmadı. Cep telefonlarının kapsama alanı dışında kaldığı noktalarda (otopark, bodrum katı, hastane, asansör gibi) hepimizin ne kadar huzursuz olduğu ortada. Literatüre henüz tam olarak girmemiş...
  • Büyük Şehirler, Küçük Mucizeler

    19 Ocak 2017 AKILLI BİNA, MANŞET, SEKTÖRDEN, TASARIM, ÜST MANŞET, YAZARLAR

    Mimarinin insan yaşamını, hatta karakterini ve davranışlarını belirleyip değiştirebilme yeteneği olduğu tartışmasız bir gerçek. Şehirler  değiştikçe yaşadığımız bireysel mekanlar ve dolayısıyla biz ve yaşam şeklimiz de değişti. Bir çoğumuz kentsel dönüşüm süreciyle yıkılıp yeniden yapılan eski geniş dairelerimizden “nohut oda bakla sofa” dairelere geçiş yapmakta. Şehirlerin ölçüsü kaçmış oranda büyümesi ve nüfusun orantısızca artması kent insanını elbette mutsuz ediyor. Ancak herşeye rağmen insanlar kendi payına düşen küçülüp çekmiş bu yeni...
  • Konut Konferansı 2016: Erişilebilir Mimarlık

    24 Kasım 2016 AKILLI ŞEHİR, İNŞAAT, MANŞET, TASARIM, YAZARLAR

    Yapı Endüstri Merkezi (YEM) tarafından düzenlenen Konut Konferansı 2016’da “Konut Sahibi Olmak Ya Da Ol(a)mamak?” sorusuna cevap aranırken, benim dikkatimi en çok “Herkesin Hayali: Erişilebilir Konut” adlı alt başlık çekti (bkz. Konut Konferansı 2016 / YEM). Ülkemizde ne yazık ki fiyatlar çok yüksek seyrettiğinden, erişilebilir konut denildiğinde ilk akla gelen maddi açıdan uygun şartlardaki bir konut geliyor. Oysa kastedilen “herkes için konut”, yani toplumun tüm fertleri için uygun tasarlanmış konutlar. Erişilebilirlik kavramı bu anlamda ş...
  • EKODesign 2016 – Yeni Nesil Yeşil

    30 Nisan 2016 AKILLI ŞEHİR, MANŞET, ÜST MANŞET, YAZARLAR

    Yapı Endüstri Merkezi (YEM) tarafından düzenlenen EKODesign 2016 konferansında “Tasarım 4.0: Yeni Nesil Yeşil” adı altında, sürdürülebilir tasarım ve kentleşme sürecindeki son gelişmeler ele alındı. Etkinliğin içeriği kadar, yeni neslin temsilcileri olan genç mimarları dinlemek de oldukça ufuk açıcı oldu. Vardığımız noktada, sürdürülebilir çevreci tasarım ve kentleşme açısından özellikle gelişmiş ülkelerde somut adımların atıldığını ve her alanda ilginç projelerin uygulandığını gözlemlemek mümkün. Ancak konferansın en deneyimli isimlerinden ...