Gelecek senaryoları sizi korkutmasın

Bu haber 05 Şubat 2018 - 9:51 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İşsizlik maaşını robotlar ödeyecek, gerçek ve sanal birbirine karışacak ama ayırt etmek zor olmayacak, araçlara değil eğlenceli, keyifli ulaşıma ödeme yapacağız, akıllı şehirlerde internet erişimine değil, iletişim ağlarından satın aldığımız hizmete dijital ödeme yapacağız

Peki bu gelecek senaryoları için niçin bu kadar çok heyecanlanıyorum? Bunun yanıtı küresel bir araştırmada gizli. Fujitsu’nun 2030 yılında teknolojinin hızlı değişiminin iş dünyasına küresel yansımalarını incelediği araştırması oldukça dikkat çekiyor. Araştırmaya göre, küresel işletmelerin yüzde 84’ü, hükümetler arası kurumlar ve hükümetlerin önderliğinde, değişim hazırlığı için eşgüdümlü bir küresel çözümden yana duruyor. 2030’da iş dünyasını etkilemesi beklenen ana akımların; dünyadaki çevrimiçinin (dünyanın %70’ine internet erişimi olacak), otomasyonun (robotik ve yapay zeka dahil) ve yaşlanan nüfusun olacağı düşünülüyor.

Zaman Çizelgesi 2030 Raporu, kitlesel işsizlik ve eşitsizlik tehdidinin 2030 yılına kadar değişime eşgüdümlü tepki olmadan ortaya çıkacağını söylüyor.

ROBOTLARA İŞSİZLİK MAAŞI

Sürücü ehliyeti tarihe karışıyor. İnsansız hava araçları ve sürücüsüz otomobillerden sonra insan hataları ortadan kalkıyor. Artık bir noktadan diğerine niçin ve nasıl gideceğimizi menüden seçeceğiz. İletişim için ücret ödemeyeceğiz, iletişim ağları üzerinden aldığımız servislere ödeme yapacağız. Peki işsizlik maaşımızı robotlar mı ödeyecek? Evet, neden olmasın! İşte iletişim, ulaşım, robotlar, işsizlik ve eşitsizliğe dair gelecek senaryolarına göz atalım. Akıllı şehirler için yepyeni senaryolarla karşı karşıya olduğumuzu da söyleyelim.

Ulaşım yani sürücüsüz ve elektrikli araçlar için Temsa’nın yeni Genel Müdürü Hasan Yıldırım’ın sözlerine kulak verdim. Sonuçta gelecek senaryolarında bireysel araçlardan çok, paylaşım ekonomisi öne çıkacak.

5G konusunda Türk Telekom girişimi Argela’nın geleceğin ağ altyapıları konusundaki birikimine güvenerek gelecek senaryosu çizmek zor değil. Ağ güvenliği ve düşünce hızında 5G altyapısı konusunda küresel oluşumlarda söz sahibi Argela’nın deneyimleri gelecek senaryolarını netleştirmeme yardımcı olacak.

LİDERLERİN YÜZDE 84’Ü POZİTİF

Dünyanın dört bir köşesinden iş dünyasının lideri konumunda olan bin 400 kişiyle yürütülen araştırmanın sonucuna göre; bu kişiler teknolojideki muazzam ilerlemeler sonucunda oluşan değişim için koordine edilmiş küresel bir yanıt arıyorlar.

Liderlerin yüzde 84’ü bu yaklaşımın lehinde gözüküyor. Bu kitlenin yarısı, bu yanıtın devletlerarası kuruluşlar (Birleşmiş Milletler gibi) tarafından yönlendirilmesi gerektiğine inanıyor. Bu rakamı yüzde 46’ya yakın bir yüzdeyle bağımsız hükümetler izliyor. Bunu işletmeler yüzde 37 ile, sanayi kuruluşları ise yüzde 35 ile takip ediyor.

Endişe verici bir şekilde, küresel ticaret liderlerinin yüzde 76’sı, kendilerinin ya da diğer uluslararası karar vericilerin teknoloji odaklı değişiminin etkisini, etkin bir şekilde planlamak için şu anda yeterli olmadığını düşünüyor.

AKILLI ŞEHİRE 5G İLE HAZIRIZ

İnsanlardan çok nesnelerin internete bağlandığı, düşünce hızında genişbant internetin kullanıldığı, trafiksiz, kazasız ve her cihazın birbiriyle konuştuğu bir şehir hayal edin. Türk Telekom girişimi Argela sahip olduğu 5G birikimiyle kullanım senaryoları oluşturmaya çalışıyor.

İstanbul gibi bir şehirde, taksici ve minibüslerin kavga etmediği, otobüs sürücülerinin yolcuların yüreğini ağzına getirmediği bir ulaşım hizmeti düşünün. Sağlıktan güvenliğe, eğitimden robotiğe her alanda yeni uygulamalarla tanışıyoruz. Enerji tasarrufu ve kaynakların verimli kullanımı ile belediyelerin gelirlerini arttıran ve vatandaşların günlük yaşam konforunu yükselten akıllı şehir konsepti için kurumların birlikte çalışması şart.

Türk Telekom öncelikle Kars, Antalya ve Karaman’da başladığı akıllı şehirler projesi kapsamında çözüm üretiyor. Son olarak, Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi ile gerçekleştirilen anlaşma tüketicilerin konforuna ve de belediyelerin verimliliğine ciddi avantaj sağlıyor.

Tüm nesnelerin birbiriyle konuşmasını sağlayacak teknolojiler önem kazanacak. Nesnelerin interneti teknolojilerine yön verecek yeni standartları belirlemek üzere kurulan GSMA (GSM Operatörleri Birliği) (NB-IoT) Forum’a Türkiye’den katılan Türk Telekom, önemli bir dönemeçte ciddi bir görev üstlenmiş olacak. Aynı zamanda uluslararası çalışma gruplarında yeni nesil ağ teknolojilerinin gelişimini yakından takip ediyor ve 5G yazılımlarının üretim süreçlerinde yer alıyor. Bu çalışmalar aslında Türk mühendislerine de ciddi bir deneyim kazandırıyor.

EHLİYETİ UNUTUYORUZ

Elektrikli, internete bağlı ve sürücüsüz araçlar konusunda önemli planları ve deneyimi olan Temsa’nın Genel Müdürü Hasan Yıldırım, geleceğin ulaşım ve akıllı şehirlerini şöyle anlatıyor:

“Düşünün 20 yıl sonra biz torunlarımıza ‘Araçları biz kullanıyorduk. Hatta kullanmak için ehliyet almak zorundaydık’ diye söylediğimizde mutlaka şaşıracaklar. Trafik derdinden söz ettiğimizde bize anlamsız bakışlarla karşılık verecekler. Artık bir noktadan diğerine seyahat etmek için farklı alternatifler kullanacağız. En ekonomik, en hızlı veya eğlence teknolojileri kullanarak en keyifli seyahat rotalarını seçmek mümkün olacak. Araçları satın almak için uğraştığımızı söylediğimizde inandırmakta zorlanacağız. Trafik kazalarında binlerce insanın öldüğünü anlatmak daha zor olacak. Bugün zaten dünyanın çoğu bölgesinde A bölgesinden B bölgesine gitmek mümkün. Fakat ‘akıllı şehir’ vizyonuyla artık bu iki nokta arasındaki yolculuğunuzun nasıl gerçekleşeceği masaya yatırılıyor. Yolcu bize artık, ‘Beni istediğim yere nasıl götüreceksin?’ diye soruyor. Bunun karşılığında da bizden temel olarak üç şey talep ediyor: Trafiği çöz ve güvenli bir yolculuk vaat et; çevreye duyarlı ol; seyahat sırasında online olmamı, diğer platformla iletişim halinde olmamı sağla. Bu talepler aslında bize şunu gösteriyor: Biz artık sadece birer otobüs üreticisi değil, aynı zamanda birer servis sağlayıcısı olmalıyız.”

DEĞİŞİME UYUM GÖSTERMELİYİZ

İş dünyası liderleri, teknolojiye dayalı değişim için hazırlanmanın başlangıç noktasının değişen yetenek seti üzerine odaklanmak olduğuna inanıyor. Liderlerin yarıya yakını (yüzde 46) mevcut iş gücününün yeteneklerini değişen koşullara uygun olarak artırmanın gerekliliğine inanıyor.

Eğitim müfredatında bir değişiklik arayanların oranıysa yüzde 41. Yüzde 37’lik kesim, teknoloji altyapısına (yüksek hızlı internet gibi) yatırım yapmanın önemli olduğunu düşünürken yüzde 36’lık kesim, iş dünyası ve teknoloji uzmanlarının daha güçlü ortaklıklar kurması gerektiğini düşünüyor.

2030’DA BİZLERİ NASIL BİR DÜNYA BEKLİYOR?

Fujitsu’nun Trajectory firması ile ortaklaşa gerçekleştirdiği Zaman Çizelgesi 2030 Raporu, iş liderlerinin gelecekle ilgili endişelerine yer veriyor. “Zaman Çizelgesi 2030”; yapay zeka (AI), robotik gelişmeler, yaşlanan nüfus, dijital vatandaşlık ilkeleri ve internetin daha da yaygınlaşması gibi ana değişim faktörlerinin sonucunda 2030’da dünyamızın neye benzeyebileceği konusunda bize ışık tutuyor.

Yani torunlarımıza bırakacağımız dünyanın analizini yapıyor. Rapor iş dünyası ve hükümet liderleri, toplumlar ve bireyler tarafından şu andaki oylamalar neticesinde, olumlu (Yükselme Yolu) ve olumsuz (Yoldan Çıkma) iki senaryo üzerinden geliştirilen varsayımları özetliyor. Yani her iki yöndeki senaryolarla geleceğe yönelik tahminleri güçlendirmeye çalışıyor.

ROBOTLAR İŞSİZ BIRAKIR MI?

Şu sıralar en çok konuşulan konu robotların insanları işsiz bırakacağı. Peki artan işsizlik riskine karşı robot başına şirketlere vergi gelebilir mi? Robotlar oy kullanana kadar insanlar belli ölçüde tazminat alabilir. Yani robot kullanımı yaygınlaştıkça şirketlerin vergi ödemesi söz konusu olacak.

İnsanların tüketime devam etmesi için gelir seviyesindeki düşüşe engel olacak minimum gelire sahip olacak vergi ödemesi şart. Belki tek korkulacak şey robotların insanlara benzemesi değil, insanların robotlara benzemesi olarak düşünülebilir.

Kaynak: Timur Sırt – Sabah

AKILLI BİNAM

Yandex.Metrica