logo

Dokunmuyorum, öyleyse varım


Sabri Ergenecoşar
sabri@sselojistik.com

sabri ergenecosar (2)Ben olmadan dokunmadan çalışıyor, mühendisler artık benim ihtiyacım olan ama benim için uğraş gerektiren gerekli kimi bilgileri bensiz yapabilen buluşlar yapmaya devam ediyorlar. Artık evim ve eşyalarım AKILLI bensiz de çalışıp kendilerini otomatik olarak kapatabiliyor hatta güncelleyebilmesinin haricinde acil durumlarda polis veya sağlık kurumları ile iletişime geçip onları çağırabiliyor.

Eskiden bir sigorta reklamı vardı, “Gelecekte bir gün gelecek.” İşte geldi. Her gün yeni bir teknoloji hayatı kolaylaştırmak için hayatımıza giriyor. Kablosuz aygıtlarımız bilmediğimiz değişken dalga boyutlarıyla haberleşiyor. Evrim dediğimiz mavi gezegenimiz hiç bu kadar hızlı değişmemişti. Hem de sessiz sedasız bir evrim yaşıyoruz. Ev dediğimiz insanın huzur mabedi artık daha fazla zaman geçirdiğimiz teknolojik olarak donattığımız bizi hayattan kopmamızı sağlayan mabetlere dönüştü. Bilgi çağının yaşam alanı olarak artık “ev” değil “akıllı ev” ve giderayak “zeki çevik ev” formlarına doğru ilerlemektedir.

Akıllı ev, yaşam alanlarındaki cihazların elektronik alanda bir araya gelip yaşamı kolaylaştırmak için mühendisler tarafından tasarlanıp insanların kullanımına sunulan ve bina içindeki tüm sistemlerin birbiriyle uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlayan ortama “akıllı ev” denmektedir. Bir düşünsenize eskiden bilimkurgu filmlerinde gördüğümüz teknolojiler artık gündelik hayatımızın bir parçası olmuş durumda.

Göz tarama teknolojisi yada parmak okuma cihazlarıyla evimize, ofisimize giriyoruz. Kapıdan girdiğimiz anda ayakkabımızı çıkarmadan TV açıp, müzik sisteminde müzik seçimi, yapıp, ocakta ki suyun altını yakabilmekteyiz. Ev sesinizi soluğunuzu tanıyor ve sizi algılayıp dost veya düşmen olduğunuzu tespit ederek eğer düşmansanız polise haber verip tüm çıkışları kilitleyebiliyor.

Artık evin ısısını, buzdolabındaki ürünlerin kaç derecede olmasını, bulaşık makinesinin çalışmasını veya evin içinde açık kalan elektrik ürünlerini evimizden çok uzaklarda cep telefonu veya tabletimizden ayarlayabiliyor veya kapatabiliyoruz. Artık tüm kullandığımız teknoloji ürünleri arıza yaptığında servise ve ev sahibine bir mesaj atarak arıza durumunu bildirebilmekte böylece zamandan tasarruf edebilmektesiniz.

Düşünsenize evde oturmuş maç izliyorsunuz ve telefonla mesaj attığınız anda çamaşır makineniz çalışmaya başlıyor. Bulaşık makinası bittiğini size tanımlanmış telefona mesaj atıyor hatta kapı çaldığında evdeki televizyonun köşesinde kapıdaki kişinin görüntüsü çıkıp onunla sesli görüşebiliyor aynı şekilde maç izlerken ekranı ikiye bölerek sosyal ağlarda maç yorumu yapabilmektesiniz.

Artık peşimizden koşan ve hayretle izlediğimiz bilim kurgu filmleri çok geride kaldı. Teknoloji o kadar hızlı bir şekilde ilerliyor ki sinema sektörü bile artık bu hızın önüne geçemiyor. İnternet ve bilgisayarlı akıllı ev teknolojileri hayatımızın ayrılmaz bir parçası olduktan sonra dikkat etmemiz gereken tek şey kaldı “tembellik ve obezite” mağduru olmamak.

Sabri ERGENECOŞAR

SSE Lojistik Hizmetleri

sabri@sselojistik.com

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kablosuz bir ağın olmazsa olmazları

    05 Mayıs 2017 M2M ve IoT, MANŞET, ÜST MANŞET, YAZARLAR

    Kablosuz ağlar evimizde, iş yerimizde veya bunlar haricindeki restoran, kafe, park gibi yerlerde hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. İletişimimizin %70'den fazlası cep telefonu üzerinden gerçekleşiyor ve bu oran her geçen gün- özellikle gençler sayesinde- daha da yukarı çıkıyor. Wi-Fi internet sunmayan neredeyse hiçbir ofis veya iş yeri kalmadı. Cep telefonlarının kapsama alanı dışında kaldığı noktalarda (otopark, bodrum katı, hastane, asansör gibi) hepimizin ne kadar huzursuz olduğu ortada. Literatüre henüz tam olarak girmemiş...
  • Büyük Şehirler, Küçük Mucizeler

    19 Ocak 2017 AKILLI BİNA, MANŞET, SEKTÖRDEN, TASARIM, ÜST MANŞET, YAZARLAR

    Mimarinin insan yaşamını, hatta karakterini ve davranışlarını belirleyip değiştirebilme yeteneği olduğu tartışmasız bir gerçek. Şehirler  değiştikçe yaşadığımız bireysel mekanlar ve dolayısıyla biz ve yaşam şeklimiz de değişti. Bir çoğumuz kentsel dönüşüm süreciyle yıkılıp yeniden yapılan eski geniş dairelerimizden “nohut oda bakla sofa” dairelere geçiş yapmakta. Şehirlerin ölçüsü kaçmış oranda büyümesi ve nüfusun orantısızca artması kent insanını elbette mutsuz ediyor. Ancak herşeye rağmen insanlar kendi payına düşen küçülüp çekmiş bu yeni...
  • Konut Konferansı 2016: Erişilebilir Mimarlık

    24 Kasım 2016 AKILLI ŞEHİR, İNŞAAT, MANŞET, TASARIM, YAZARLAR

    Yapı Endüstri Merkezi (YEM) tarafından düzenlenen Konut Konferansı 2016’da “Konut Sahibi Olmak Ya Da Ol(a)mamak?” sorusuna cevap aranırken, benim dikkatimi en çok “Herkesin Hayali: Erişilebilir Konut” adlı alt başlık çekti (bkz. Konut Konferansı 2016 / YEM). Ülkemizde ne yazık ki fiyatlar çok yüksek seyrettiğinden, erişilebilir konut denildiğinde ilk akla gelen maddi açıdan uygun şartlardaki bir konut geliyor. Oysa kastedilen “herkes için konut”, yani toplumun tüm fertleri için uygun tasarlanmış konutlar. Erişilebilirlik kavramı bu anlamda ş...
  • EKODesign 2016 – Yeni Nesil Yeşil

    30 Nisan 2016 AKILLI ŞEHİR, MANŞET, ÜST MANŞET, YAZARLAR

    Yapı Endüstri Merkezi (YEM) tarafından düzenlenen EKODesign 2016 konferansında “Tasarım 4.0: Yeni Nesil Yeşil” adı altında, sürdürülebilir tasarım ve kentleşme sürecindeki son gelişmeler ele alındı. Etkinliğin içeriği kadar, yeni neslin temsilcileri olan genç mimarları dinlemek de oldukça ufuk açıcı oldu. Vardığımız noktada, sürdürülebilir çevreci tasarım ve kentleşme açısından özellikle gelişmiş ülkelerde somut adımların atıldığını ve her alanda ilginç projelerin uygulandığını gözlemlemek mümkün. Ancak konferansın en deneyimli isimlerinden ...