logo

Çocuk odasında iki priz olan bir binanın akıllı olmasından bahsedilebilir mi?


Esin Tümer
tumeresin@yahoo.com

esin tümer (1)Sektördeki rekabet bazı kavramların içini hızla boşaltıyor. Residence olma hali, Leed Sertifikası alma hali ve şimdilerde akıllı bina olma durumu reel olarak ne olduğunu bilinemeden eskiyor. Pazarlama ve PR çalışmaları içinde kullanılan kavramların rekabet unsuru olarak öylesine eklenmesi veya kopyalanması sektör açısından bir katkı sağlayabilir mi? Çocuk odasında iki elektrik prizi olan bir evin akıllı bina olarak lanse edilmesi, ütü masasını koyacak yeriniz yokken 2. hatta 3. banyoyu ısrarla sunan şık dairelerin akıllı binalar olarak satılması size “akıl” sınırları içinde makul geliyor mu? Hadi bir tık ileri gidelim, “akıl” antredeki panelden, lobideki resepsiyona ulaşabilme hali midir? Nesneye akıl yüklenir elbette, ama nasıl?

BİNAYA YÜKLENEN AKIL

Bir dönem zeka çok tartışıldı. Zeki Çocuk kime denir? Hiperaktivite zeka belirtisi midir? Zeki çocuk, akıllı çocuk arasındaki 7 fark üzerine kitaplar yazıldı.  Derken akıl olmaz ise zeka nafile dendi. Akıl değil mi insanı diğer tüm canlılardan ayıran özellik! Deneyimlerden ders çıkardık. Hataları tekrar etmedik. Bunun için de aklımızı kullandık! Ve şüphesiz aklımızı kullanmayı kitaplardan veya mühendislerden öğrenmedik. Peki zavallı binalar neyin seçimini yaptı da akıllı ve diğerleri olarak ayrıştırılıyor? Bir binanın akıllı bina olarak adlandırılabilmesi için minimum gereklilikler nelerdir acaba?

YAŞAM ÇOKTAN DEĞİŞTİ DEĞİŞEMEYEN BİNALAR

Batıda çoğunlukla konfor, doğuda iklimsel koşullar nedeni ile değişen ihtiyaçlara cevap aranmış, bu cevaplar hem bireysel hem toplumsal ölçekte farklı yansımalar bulmuştur. Seri üretim bandı niteliğindeki kişiliksiz açık ofis blokları ve modern olma iddiası ile yükselen toplu konutlar devam ederken 1986 yılında Richard Rogers’ın İngiltere’de imza attığı Loyd’s of London, 1995-97 yılında Foster’in Almanya’da imza attığı Commerzbank, 1999’da Fow & Fowle Mimarlığın New York’ta imza attığı Four Times Square Binası ve Loyd’s ile aynı yıllara rastlayan Foster’ın Hong Kong & Shanghai Bankası (HSBC) binada akılın gelişim çizgisi adına incelenmesi gereken başlangıç binalardan sadece bazıları. Batı ve doğu geleneği arasındaki farkların ilk ip uçlarını da veren bu binalar binaya yükleyen aklın nerelerde saklı olduğunun ip uçlarını 80’li yıllarda vermeye başlamıştı.  Strüktür, kabuk ve servis sistemleri arasındaki entegrasyon bu ip uçlarının başında gelir!

AKILLI BİNA

Nesneye yüklenen akıl, nesnenin yapabildikleri, kabiliyetleri çerçevesinde anlam bulur. Bir binanın akıllı olarak tanımlanabilmesi için, geleneksel binalarımızdan farklı yeteneklere-özelliklere sahip olması beklenir. Akıllı bina, kullanıcı ihtiyaçlarına cevap verebilen, çevre (iç-dış faktörlerin) etkilerini denetleyen, teknolojik ortama adapte olabilen, değişime açık, kullanıcının kişisel yeteneklerini ve üretkenliğini maksimum düzeye çıkaran, güçlü ve dinamik bir makinedir. Çevresine uyum göstermekten çok onu kontrol etmeye çalışan, yeni ihtiyaçlara cevap veren yapay zekalı bir oluşumdur. Bu suni zekanın, kullanıcılarına ve nesneye yüklediği en önemli ve yeni kavram “denetim” kavramıdır. (*)

Binayı oluşturan sistemleri çok farklı başlıklar altında sınıflandırmak mümkün. Ancak akıllı binaların denetim kavramı çerçevesinde “strüktür-kabuk-servis” sistemleri entegre çalışabilme prensipleri ile binaya yüklenen aklın en önemli 3 başlığıdır. Bunların içinde kabuk ve servis sistemlerinin akıllı binalar çerçevesinde enerji etkinliğini denetim altına alabildiği binalar gerçekten AKILLI binalar olarak nitelendirilmelidir. İçinde bulunduğumuz evrende her şeyin tüketim üzerine kurulu olduğu net. Tüketimi denetim altına alan akıllı binaların dünyadaki örnekleri incelendiğinde, ısıtma, soğutma, iklimlendirme, iç ortam hava kalitesinin sağlanması, sıcak-soğuk su sistemleri, aydınlatma, parlama kontrolü, akustik, harici ve dahili güvenlik, bilgi işlem sistemleri, hijyen vb. bina içinde sürekli enerji tüketen alt servis sistemlerinin, kabuk ve strüktür ile entegrasyonu ve akıllı sistemler ile işletilmesi esastır. Servis sistemlerinin kabuk ve strüktür ile entegrasyonu ile servis sistemlerinin yükünü azaltmak, ömrünü uzatmak dolayısı ile enerji korunumuna geçebilmek, tüketen değil üreten bina tasarlamak Akıllı Binaların özünü oluşturmalıdır. Akıllı bina, sistemler arası denetimi insan kontrolü yanı sıra otomasyona bağlı gerçekleştiren binalardır.

Tanımlamadan yola çıkarak denetim entegrasyonu bir yana sadece kullanıcı ihtiyacına cevap veren sınırlaması ile bakıldığında bile çocuk odasında iki priz olan bir evin akıllı ev diye lanse edilmesinin eksiklikleri nettir. Bugün adı salon, yatak odası, çocuk odası her ne olursa olsun kullanıcı ihtiyacına cevap veren minimum priz sayısı 6 ila 10 arasında değişmekte. Bilmem akıllı bina diye satın aldığınız evlerinizde hiç sorguladınız mı?

(*)2001, G.Ü.Fen Bilimleri Enstitüsü, “Enerji Etkin Akıllı Ofis Binalarında Tasarım Parametrelerine İlişkin Kriterlerin Saptanması” Doktora Tezi, Esin Tümer.

ESİN TÜMER

Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+9 = ?

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kablosuz bir ağın olmazsa olmazları

    05 Mayıs 2017 M2M ve IoT, MANŞET, ÜST MANŞET, YAZARLAR

    Kablosuz ağlar evimizde, iş yerimizde veya bunlar haricindeki restoran, kafe, park gibi yerlerde hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. İletişimimizin %70'den fazlası cep telefonu üzerinden gerçekleşiyor ve bu oran her geçen gün- özellikle gençler sayesinde- daha da yukarı çıkıyor. Wi-Fi internet sunmayan neredeyse hiçbir ofis veya iş yeri kalmadı. Cep telefonlarının kapsama alanı dışında kaldığı noktalarda (otopark, bodrum katı, hastane, asansör gibi) hepimizin ne kadar huzursuz olduğu ortada. Literatüre henüz tam olarak girmemiş...
  • Büyük Şehirler, Küçük Mucizeler

    19 Ocak 2017 AKILLI BİNA, MANŞET, SEKTÖRDEN, TASARIM, ÜST MANŞET, YAZARLAR

    Mimarinin insan yaşamını, hatta karakterini ve davranışlarını belirleyip değiştirebilme yeteneği olduğu tartışmasız bir gerçek. Şehirler  değiştikçe yaşadığımız bireysel mekanlar ve dolayısıyla biz ve yaşam şeklimiz de değişti. Bir çoğumuz kentsel dönüşüm süreciyle yıkılıp yeniden yapılan eski geniş dairelerimizden “nohut oda bakla sofa” dairelere geçiş yapmakta. Şehirlerin ölçüsü kaçmış oranda büyümesi ve nüfusun orantısızca artması kent insanını elbette mutsuz ediyor. Ancak herşeye rağmen insanlar kendi payına düşen küçülüp çekmiş bu yeni...
  • Konut Konferansı 2016: Erişilebilir Mimarlık

    24 Kasım 2016 AKILLI ŞEHİR, İNŞAAT, MANŞET, TASARIM, YAZARLAR

    Yapı Endüstri Merkezi (YEM) tarafından düzenlenen Konut Konferansı 2016’da “Konut Sahibi Olmak Ya Da Ol(a)mamak?” sorusuna cevap aranırken, benim dikkatimi en çok “Herkesin Hayali: Erişilebilir Konut” adlı alt başlık çekti (bkz. Konut Konferansı 2016 / YEM). Ülkemizde ne yazık ki fiyatlar çok yüksek seyrettiğinden, erişilebilir konut denildiğinde ilk akla gelen maddi açıdan uygun şartlardaki bir konut geliyor. Oysa kastedilen “herkes için konut”, yani toplumun tüm fertleri için uygun tasarlanmış konutlar. Erişilebilirlik kavramı bu anlamda ş...
  • EKODesign 2016 – Yeni Nesil Yeşil

    30 Nisan 2016 AKILLI ŞEHİR, MANŞET, ÜST MANŞET, YAZARLAR

    Yapı Endüstri Merkezi (YEM) tarafından düzenlenen EKODesign 2016 konferansında “Tasarım 4.0: Yeni Nesil Yeşil” adı altında, sürdürülebilir tasarım ve kentleşme sürecindeki son gelişmeler ele alındı. Etkinliğin içeriği kadar, yeni neslin temsilcileri olan genç mimarları dinlemek de oldukça ufuk açıcı oldu. Vardığımız noktada, sürdürülebilir çevreci tasarım ve kentleşme açısından özellikle gelişmiş ülkelerde somut adımların atıldığını ve her alanda ilginç projelerin uygulandığını gözlemlemek mümkün. Ancak konferansın en deneyimli isimlerinden ...